Yunanistan’ın Tarihi Monemvası

Yunan edebiyat fanatiği için, Monemvasia sonsuza kadar popüler şair Yannis Ritsos’un şehri olarak bilinecek. Ancak giriş noktası güney Laconia’nın güneydoğu ucundan ayıran dar bir köprü olan bu kasaba, gezginlere, özellikle de tarihe ve mirasa değer verenlere sunacak çok şey sunuyor.

Monemvasia’nın tarihi, Bizans, Venedik ve Osmanlı yöneticilerinin vakitına kadar uzanıyor. Kasaba, bu imparatorlukların hükümdarlığı döneminde gelişen bir liman haline gelmişti. Bugün, eski şehir burada kalmaktadır, yıl boyunca sadece birkaç fert yaşıyor olsa da. Ancak, 12. Yüzyılda görüldüğü benzer biçimde, binlerce birey devasa denizcilik ve tecim piyasasından yararlanmak için bu Yunan nahiyesinde yaşamayı seçti. Sadece Monemvasia unutulmaz. Ziyaretiniz esnasında, etkisinde bırakan geçmişini ortaya çıkarmak için buraya gelecek olanların arasında olacaksınız.

Monemvasia’nın eski kesimi çoğu zaman Kastro (kale), Yeni Monemvasia ise Yefira olarak bilinir. Bir geçiş yolu, bölümleri birbirine bağlar. Monemvasia’daki çok sayıda bar, taverna ve konaklama tesisi yeni kasabada bulunurken, Kastro bölümü geleneksel görünümünü korumuştur.

Kastro ayrıca ikiye ayrılır; alt ve üst kasaba. Burada inşa edilmiş olan 800 geleneksel evin kalıntılarını bulabileceğiniz aşağı kasabada. Bugün hala ayakta duran dört orijinal kilise de var. Önceleri, kasabayı işgal eden ortalama 40 kilise vardı! Bu önemli mimari parçaları keşfetme ve deneyimleme fırsatını kaçırmayın. Bu kiliselerin en büyüğüne 956 yılında inşa edilen St. Paul adı verilmiştir. İbadet yeri olmasının yanı sıra, bu kilise bununla beraber bir müze de barındırmaktadır. Keşfedilecek diğer kiliseler, 16. Yüzyıldan kalma Hrisafittisa Meryem Ana, Ayasofya ve şehir merkez meydanında bulunan Elkomenos Mesih Kilisesi.

Ayasofya Kilisesi (Ayasofya), üst kasabada, kayalıkların üzerinde hüzünlü bir şekilde yerleşen, 11. Yüzyıldan kalma bir Bizans anıtıdır. Ayasofya’nın benzersiz olmasının bir nedeni, Konstantinopolis’in mimari tesirinin direkt bir sonucu olan sekizgen şeklidir. Hem de zarif mermer kabartmaları ve heykel kapısı ile ziyaretçileri göz kamaştırıyor. Üst kasabadan sizi Goulas Kalesi’ne götüren zikzak bir yol bulacaksınız. Bu etkisinde bırakan kale bir tepede oturuyor ve tüm şehrin olağanüstü bir panoramasını sunuyor.

Kalıntıları ve kiliseleri görmüş oldukten sonrasında, Ege Denizi’nin olağanüstü manzarasında içki içmek için vakit ayırın. Gün açıksa ve şanslıysanız, Girit’i uzaktan bile görebilirsiniz. Yürüyüş yapmayı seviyorsanız, devam edin ve deniz seviyesinden ortalama 656 feet yükseklikte bulunan yemyeşil parkurun üstteki kasabadaki en yüksek zirveye yetişmesinı sağlayın. Serinlemek için temiz kumlu kayalık sahillere doğru yol alın ve kısa bir dalış yapın yahut uzun süre dinlenerek yüzün!

Monemvasia’ya ve komşu liman kenti Pire’ye tertipli hidrofoil servisi var. Bir araba kiralayabilir ve Elefsina’ya doğru Attiki Odos otoyolundan geçebilir ve peşinden Monarta’ya bağlanan daha küçük yollar görene kadar Sparta’yı ulusal yoldan geçirebilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*